TCMB repo faizi nedir, kredi faizinizi nasıl etkiler? PPK toplantısı olmadan süren 'örtülü' gevşemenin perde arkası
Merkez Bankası'nın ilan ettiği politika faizi 23 Temmuz'dan beri %37'de sabit. Ama 23 Ağustos'ta haftalık repo ihalelerine dönüşü ve 17 Eylül'de aldığı ek likidite tedbirleri, PPK kararı olmadan bankaların fonlama maliyetini kademeli düşürüyor. Repo faizinin ne olduğunu, faiz koridorunu ve bu 'gizli' gevşemenin kredi faizlerine neden 22 Ekim'i beklemeden yansıyabileceğini anlatıyoruz.
·7 dakikalık okuma
Merkez Bankası'nın ilan ettiği politika faizi 23 Temmuz'dan beri değişmedi: %37. Ama Ağustos sonundan itibaren, bazı bankaların kredi vitrini yavaş yavaş ucuzladı; kamu bankaları ihtiyaç kredisinde 90 baz puana varan indirimlere gitti, katılım bankalarının konut kredisi teklifleri haftalardır %2,9 civarında kalıcı hale geldi. Bunun sebebi PPK'nın gizlice faiz indirmesi değil — TCMB'nin repo faizi ve likidite yönetimi araçlarıyla, ilan edilen orana dokunmadan bankaların fiili fonlama maliyetini aşağı çekmesi.
Politika faizi ile bankanın gerçekte ödediği faiz aynı şey değil
TCMB'nin PPK toplantılarında açıkladığı "politika faizi", aslında 1 haftalık repo ihalesi faizidir — bankaların TCMB'den bir haftalığına ucuza borç alabildiği referans oran. Ama TCMB her hafta bu ihaleyi açmak zorunda değil. İhale açılmadığı dönemlerde bankalar ihtiyaç duydukları likiditeyi faiz koridorunun üst bandından, yani gecelik borç verme faizinden (genelde politika faizinin birkaç puan üzerinde) temin etmek zorunda kalır. Sonuç: ilan edilen oran %37 olsa bile, bankaların fiilen ödediği ortalama fonlama maliyeti gecelik %40 gibi daha yüksek bir seviyeye yapışıp kalabilir — tam olarak 2026'nın Mart ayından bu yana yaşanan durum buydu.
23 Ağustos: repo ihalelerine dönüş
TCMB 23 Ağustos'ta 1 haftalık repo ihalelerini yeniden başlattı ve %37'den fonlama sağladı. HSBC'nin değerlendirmesine göre bu adım, bankaların ortalama fonlama maliyetini gecelik %40'tan haftalık %37'ye, yani 3 puandüşürdü — resmi bir PPK kararı olmadan. Piyasa bunu "örtülü faiz indirimi" olarak okudu: hamle sonrası tahvil getirileri ve OIS eğrisi 50-60 baz puan geriledi, yatırımcılar Eylül PPK'sı için ~40 baz puanlık, yıl sonuna kadar ise kümülatif ~170 baz puanlık bir gevşeme fiyatlamaya başladı. HSBC'nin o tarihteki yıl sonu politika faizi tahmini %34'tü.
17 Eylül: fon krizi sonrası ikinci adım
SPK'nın 17 Eylül'de yedi portföy şirketine ait 130 fonu (yaklaşık 809 milyar TL büyüklüğünde, 517 bin yatırımcıyı ilgilendiren) tasfiyeye alması piyasada ayrı bir likidite şoku yarattı. Aynı gün TCMB üç tedbir birden açıkladı: haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarını artıracağını, bankalar arası para piyasası limitlerini bilanço büyüklüklerine göre güncellediğini ve TCMB nezdindeki teminat işlemlerinde geçerli iskonto oranlarını düşürdüğünüduyurdu — yani bankaların ellerindeki teminatlar karşılığında daha fazla nakit çekebilmesini sağladı. TCMB açıklamasında bu adımları doğrudan fon krizine bağlamadı, ama zamanlama örtüşüyor; ekonomist Hakan Kara'ya göre bu şok büyümeyi yavaşlatıp enflasyon baskısını azaltabileceğinden 22 Ekim'deki PPK kararında resmi bir indirim ihtimalini de güçlendiriyor.
Zaman çizelgesi
| Tarih | Adım | Etki |
|---|---|---|
| 23 Ağustos | Haftalık repo ihalelerine dönüş, %37'den fonlama | Fiili fonlama maliyeti gecelik %40'tan %37'ye geriledi |
| 10 Eylül | PPK, politika faizini %37'de sabit tuttu | İlan edilen oran değişmedi; karar metni 'ana eğilim geriliyor' vurgusu yaptı |
| 17 Eylül | 130 fonun tasfiyesi + TCMB'nin ek likidite adımları (repo fonlaması artışı, teminat iskontosu indirimi) | Bankaların likiditeye erişimi kolaylaştı; Ekim indirim beklentisi güçlendi |
| 22 Ekim | Bir sonraki PPK toplantısı | Bazı kurumlar 100 baz puanlık resmi indirim bekliyor |
Bunun kredinizle somut ilgisi ne?
Bankaların kredi faizini belirlerken baktığı ilk şey, TCMB'den ne kadar ucuza fon bulabildikleri. Fonlama maliyeti Ağustos'tan beri kademeli gerilediği için, bazı bankalar — özellikle kamu bankaları ve katılım bankaları — PPK'yı beklemeden vitrin oranlarını indirdi. Bu, ihtiyaç kredisinde son bir ayda görülen kamu bankası indirimlerinin (%3,74'ten %2,84-3,49 bandına) ve konut kredisinde Ziraat/Ziraat Katılım'ın haftalardır %2,89 gibi düşük bir seviyede kalabilmesinin arka planı. Yani siz 22 Ekim'i beklemeden dedaha ucuz teklif görebilirsiniz — çünkü faizi indiren PPK değil, TCMB'nin arka planda sürdürdüğü likidite politikası.
Aynı mantığın tersi de geçerli: TCMB bir gün tekrar gecelik fonlamaya dönerse ya da repo miktarını kısarsa, PPK kararı değişmese bile bankaların fiili maliyeti — ve dolayısıyla vitrindeki oranlar — yeniden yükselebilir. Güncel faiz oranlarını takip ederken yalnızca PPK tarihine değil, TCMB'nin haftalık repo/likidite duyurularına da bakmak bu yüzden önemli.
Ne izlemeli
- TCMB'nin haftalık repo ihale duyuruları: fonlama miktarı artıyorsa likidite gevşiyor, kredi faizlerinde aşağı yönlü baskı sürüyor demektir.
- 22 Ekim PPK toplantısı: resmi bir indirim gelirse bu, zaten süregelen örtülü gevşemenin üzerine ek bir düşüş getirir; gelmezse dahi repo kanalıyla süren kademeli ucuzlama devam edebilir.
- Kamu bankalarının vitrin oranları: fonlama maliyeti değişikliklerini genelde ilk yansıtan bankalar bunlar oluyor; ihtiyaç ve konut kredisinde güncel karşılaştırma için güncel faiz oranları sayfamıza bakabilirsiniz.
Bu haftanın güncel oranlarını görün
Konut, ihtiyaç ve taşıt kredisinde en uygun teklif ve piyasa ortalamasını, TCMB politika faizi ve bir sonraki PPK tarihiyle birlikte tek sayfada takip edin.
Hesaplayıcıyı aç →Bu yazı Kredio Ekibi tarafından, aşağıdaki kaynaklar ve genel hesaplama metodolojimiz esas alınarak hazırlanmıştır. Detaylar için metodoloji sayfamıza bakabilirsiniz.